FETÖ’nün yöneticilerine ABD’de ayda 10 bin dolar maaş ödenmesine ilişkin iddialar, örgütün finansal kaynaklarıyla fonlanan lüks yaşamın arkasında yatan gerçekleri ortaya koyuyor. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından örgüt tabanını ‘imtihan’ ve ‘sabır’ söylemleriyle cezaevlerinde ya da hücre evlerinde kaderine terk eden FETÖ elebaşlarının, ABD’de lüks ve konfor içinde bir yaşam sürdüğü ortaya çıktı.
FETÖ’nün Finansal Kaynakları
Örgütün finansal kaynaklarıyla fonlanan bu lüks yaşamın arkasında, kademelere göre dağıtılan binlerce dolarlık düzenli maaşlar ve devasa ticari yatırımlar yatıyor. Örgütün tepe yönetiminin ABD’de kurduğu lüks düzen, doğrudan örgüt kasasından ödenen aylık maaşlarla finanse ediliyor. Kademelerine göre değişiklik gösteren bu maaş sisteminde öne çıkan detaylar, örgütün ‘İcra Heyeti’ olarak adlandırılan sekreteryasındaki 12 isme ve 40 kişilik ‘İstişare Heyeti’nin önde gelen üyelerine düzenli olarak ödendiği belirtiliyor.
Örgüt Yöneticilerinin Lüks Yaşamı
Örgütün lüks ve rahat yaşam sunduğu isimler yalnızca tepe yöneticileriyle sınırlı değil. 15 Temmuz darbe girişiminin kilit aktörleri ve firari yöneticilerin aileleri de ABD’de lüks içinde yaşatılıyor. Adil Öksüz’ün ailesi, Hakan Çiçek’in ailesi, Kocakurt ve Büyükçelebi aileleri gibi isimlerin tüm yaşam giderleri, örgüt kasasından karşılanıyor. Ayrıca, üst düzey mahrem imamlar, kendilerine aktarılan finansal kaynaklarla ABD’de ticarete atılmış durumda. Temel Alsancak, Osman Hilmi Özdil, Hamza Sevinç, Özcan Aytuluner ve İsmail Kokuroğlu gibi isimlerin; bilişim, mobilya ve gıda sektörlerinde kurdukları şirketlerle lüks birer ‘burjuva’ hayatı yaşadıkları biliniyor.
MEB yasal mevzuat bilgilerine göre, terör örgütleriyle iltisaklı kişilerin kamu görevlerinden uzaklaştırıldığı ve örgüt üyeliği ya da destekçiliği nedeniyle haklarında adli veya idari soruşturma açılmış kişilerin, kamu görevi yapmaktan men edildiği belirtildi. Ancak, FETÖ’nün ABD’deki yöneticilerine ödenen maaşların ve yapılan yatırımların, örgütün finansal kaynaklarını nasıl kullanarak bu lüks yaşamı sürdürebildikleri hala soru işareti olarak kalıyor.