Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaz dönemi mazeret tayini sürecinde yaşanan takvim uyuşmazlığı ve katı mevzuat kuralları, binlerce öğretmeni ailelerinden ayrı kalma riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Özellikle eşi özel sektörde çalışan eğitimciler, “360 gün prim” şartı ve SGK bildirim takviminin azizliği nedeniyle başvuru haklarını kaybetme tehlikesi yaşıyor.
Özür Grubu Atamalarında 360 Günlük Sigorta Şartı
Bakanlığın eş durumu tayinlerinde aradığı “son iki yılda en az 360 gün sigorta primi” kuralı, tek başına yeterli olmuyor. Mevzuattaki gizli detaylar, prim gün sayısını dolduran öğretmenleri bile sistemin dışına itiyor. Kural gereği, bu primlerin tayin istenen il sınırları içerisinde tamamlanmış olması şartı aranıyor. Son iki yıl içinde ekonomik ya da sektörel sebeplerle iş yeri veya şehir değiştirmek zorunda kalan eşler yüzünden, çok sayıda öğretmen başvuru hakkını henüz ilk aşamada kaybediyor.
MEB ile SGK Arasındaki Takvim Uyuşmazlığı
Mağduriyetin en büyük teknik ayağını ise MEB ile SGK arasındaki takvim uyuşmazlığı oluşturuyor. Haziran ayına ait sigorta primlerinin işverenler tarafından sisteme girilmesi için yasal son tarih 25 Temmuz olarak uygulanıyor. Ancak MEB’in mazeret tayini başvuru ekranı bu tarihten önce kapandığı için, Haziran ayı ile birlikte 360 günü tamamlayan çalışanların primleri sistemde “henüz yok” sayılıyor. Bu durum, eşinin sigorta primini tamamlamış olmasına rağmen, öğretmenin tayin talebinin reddedilmesine neden olabiliyor.
MEB’in yasal mevzuatına göre, öğretmenlerin eş durumu tayinlerinde, eşlerinin son iki yıl içinde en az 360 gün sigorta priminin ödenmiş olması gerekiyor. Ayrıca, bu primlerin tayin istenen il sınırları içerisinde tamamlanmış olması da şart. Ancak, SGK’nın prim bildirimi takvimi, MEB’in mazeret tayini başvuru takvimiyle uyuşmuyor. Bu durum, birçok öğretmenin mağduriyetine neden oluyor.